Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Siyaseten’ Category


Boğazda Müzik Yasağı – Faşizme Doğru

Bu sözler ağzından demokrasiyi düşürmeyen!! AKP’nin bir bakanından geldi.
Bu paşam boğazlarda müziği yasaklayacakmış hatta sıkıyca 23.59’dan sonra müzik çalsınlar bile diyebiliyor.

Sözler aynen şu; “hele 23:59’dan sonra bakın 24:00 demiyorum bir tek sesli yayın yapsınlar bakayım, göreyim hemen kapatma talimatı verdim.”
Bu sözler Çin yönetimindeki adeta faşizmden bile daha kaba yönetilen komünist bir ülkeden gelmiyor.
Veya bu sözler Hitler Almayansında Hitler’in söylediği bir söz değil.
Bu söz Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyet’in de bir siyasi iktidarın bakanından çıkan sözler.

Gerçi bu zihniyet zamanında sansürlenmedik internet sitesi kalmadı.
RTÜK ile sansürün bile sansürü yapılmaya başlandı.
Bunları eleştiren yazar ve çizerler nerede ise saat başı açılan davalar ile hunlarca saldırı altında ve baskı altındadır.

Boğaz demek eğlence demektir. Boğaz demek müzik demektir.
Hali ile boğaz demek turist demektir, Türkiye’nin dışa açılan penceresi demektir.
Ama bu zihniyetin artık o korkunç ve kirli düşüncelerini saklamaktan sakınmadıkları için faşist ülkelerde benzeri olacak bu ifadeleri kullandı.
Gerçi AKP zihniyetinde bu hep vardır. Daha önce içkiyi yasaklamak istediler. Kırmızı çizgi mubbeti çıktı. Şehir içindeki içkili yerler, şehir dışına taşınacaktı ama götleri yemedi sonra.

Recep bey ne diyordu; “Demokrasi bizim için araştır, Gerektiğinde inmesini bileceksin”
İşte bizi böylesi korkunç bir zihniyet yönetiyor.
Ve bakanın son söylemi bu zihniyetin artık bu korkunç düşüncelerini aleni şekilde icra etiğinden çekinmediğini gösteriyor.
Bunlar sadece kendine müslüman oldukları gibi kendilerine demokrat.
söyleyecek söz yok.
Halk bu rezaletleri görmezden geldikçe hatta hala oy verdikçe bu utanmazlar belli ki daha da azacaklar.

Allah ülkemizi korusun demekten başka çare yok.
Çünkü bir kez daha iktidar olurlarsa bu sefer herhalde içki yasak, eğlence yasak, bar ve tekel bayiileri yasak diye uzunca bir liste ile geri dönerler.!!

Read Full Post »


11 Şehit ve Artan Terör

Son zamanlarda artan terör olayları artık gırtlağa kadar geldi.
En son 11 şehit verdik.
Dün Mavi Marmara için ortalığı ayağa kaldıran malum medya, malum insanlar ve kuruluşlar bu sefer ağızlarından tek bir ses ve tepki göremedik.
Acının yanında bazı gerçekleri ve sefilleride görüyoruz.
Neyse eleştirecek çok şey var ama 2 arap ölünce yaygara koparanların, şehitlerimiz için kılını kıpırdatmaması beni delirtiyor artık.
Dağdaki o it teröristler ile ama bu şerefsizler arasında ne fark var merak etmeye başladım.

Terörün AKP’nin açılım rezaleti ile tırmandığını kestirmek güç olmasa gerek.
Zira Habur’da ki rezaletten sonra PKK iyicene şımardı ve güç aldı.
Biz öldürelim ne de olsa affeder bunlar demeye mi getiriyorlar.
Yoksa daha kötüsü biz terör estirelim ne de olsa masaya gelecek bir hükümet var mı demek istiyorlar.
Daha önce defalarca demiştim. Ben dahil bir çok yazar, çizer falanda demişti.
Açılım PKK’ya güç katar, PKK için yapılıyor, terör artar denmişti.
Ama bunu diyenlere vatan haini diyorlardı ki Habur rezaleti çoğunu susturdu.

Ama son noktada 2 ayda 50 şehit verildi deniyor.
Bu korkunç bir durum.
Açılım rezaleti, Recep Bey’in İran’a yalakalık yapacam diye dış siyaseti ayaklar altına alması sırf düşen oylarını arttırmak için İsrail ile giriştiği siyasi şov.
Hatta HAMAS denen terör örgütüne terör örgütü değildir, onlar iyidir tarzı açıklamalar yapacak kadar uçmuştu.
Ee böyle düşünmeden konuşan, herşeyi oy olan birisinin yönetiminde zaten dış güçlerin desteğini alan bir terör örgütünün eylemlerini arttırması tesadüf olmasa gerek.

Neyse suçlayacak çok kişi var dediğim gibi. Hükümeti, askeri artık her kimse.
Ve artık her şehit olayında sonra başbakanından, cumhurbaşkanına, genelkurmayına kadar artık bayan ve ezber ifadeler can sıkmaya başladı.
“Terörün üstüne kararlılıkla gideceğiz, bizi yıldıramazlar bla bla” hep aynı nakaratlar.
Yahu üstüne gidecekseniz gidin. Hükümet adam olsun emir versin, TSK en tecrübeli askerlerini toplasın gitsin alayını temizlesin.
Zira elin gazetecisi elini kolunu sallaya sallaya Kandil’e gider, PKK liderleri ile roportaj eder ve dahası orada yüzlerce belki binlerce teröristin fotosunu çeker geri döner.
Ulan ülke olarak bu kadar aciz miyiz. Yerleri belli ama biz anca uçaklar ile bomba atıyoruz. Merak etmeye başladım artık o bombalar atılıyor mu yoksa boş araziye mi atılıyor.
Bugün babamla bunu konuştuk zaten.
150 bin askerini sal K.Irak’a, Kandil’den başla sıra sıra temizle kampları. Bunu yapacak gücümüz yok mu var.
Epey kayıp verecek miyiz, maalesef.
Ama hergün kalleşce 5-10 şehit vermektense bu işi kökten çözmeye niye gitmiyoruz hala aklım almıyor.

Read Full Post »


Halktan Korkan Halkın!! Başbakanı

Evet bu ülkenin bir başbakanı var. Hep der halkım, m,lletim ve milli irade.
8 yıldır bıktık bu kopyala yapıştır demogoji sözlerinden.
Ha bide biz halkın yanındayız, milletin yanındayız falan derler.
Peki öyle mi.
Değil tabii. Nedenlerini saysak onlarca yazı olur.
Ama bugün bir haber gördüm.
Haber şu; Başbakan’a olağanüstü koruma

Evet gördüğünüz üzere bu ülkenin başbakanı, halkım ve milletim diye inleyen başbakan 200-300 koruma ile geziyor.
Etrafında etten bir duvar var.
Nedir bu korku. Oradaki halkın değil mi. Senin vatandaşın değil mi.
Yoksa iktidar olduk bari karizma yapalım korumalar ile tribi mi bu.
Ha suikast falan derseniz anca gülerim bi tarafımla.
Zira bu adam meclis içinde bile onlarca koruma ile geziyormuş.

Evet işte fotoda da görüldüğü gibi.
Halkın başbakanı işte karşınızda.
Etrafından halk dışında herkes var.!!

Read Full Post »


AKP ile Ülke Onurunun Ayaklar Altına Alınması

İsrail’in Yardım Gemilerine Saldırması!! yazımda üstünde birazcık durnuştum.
Ve birkez daha haklı çıktım.
İsrail Türk gemisine saldırı düzenliyor, Türk vatandaşlarını katlediyor.
Normalde bu savaş nedenidir. Buna maruz kalan bir ülke Somali bile olsa idi karşısında İsrail olduğna bakmaz ağzına sıçardı her türlü.
Daha doğrusu şöyle söyleyim arkadaşlar; eğer ki iktidar onurlu, şerefli, vatansever ve ABD/İsrail piyonu olmayan bir iktidar varsa her türlü ağzına sıçardı bu yapılanın.
Ha illa savaş demiyorum ama yaptırım diyorum.
Elin çapulcu ve hiç sevmediğim Ahmedinejat bile kendi vatandaşlarının kimse ölmemesine rağmen İsrail’a şunu demiş; VURURUZ.!!
İsrail adeta bizi vurdu iktidardan ses yok; ortadaki bu katliamı gören İran’da ki iktidar ise hesap sorma peşinde.
Bir yanda müslüman!! tayyip ve susan tayyip; diğer yanda müslüman Ahmedinejat ve hesap soran Ahmedinejat.
Neyse canım Cuma günü yakın.
tayyip alır arkasına 50-60 kamera ve gider Cuma şovuna.!!
Kim takar ki ölen Türk vatandaşını, ülke onurunu.
Sahi ya KADERdir kesin di mi KADER.!!

Arınç çıktı kınadık falan dedi. Maç varmış iptal ettik dedi.
En bombası ise büyükelçiyi tekrar gerçi çağırdılar. İyi moda oldu bu da ha.
ABD Ermeni soykırımı var der büyükelçiyi çağırırlar ve 1 hafta sonra geri gönderirler.
Ardından tayyip!! ABD’ye gider ve Obama ile görüşüz.!!

Haber sitelerinde az önce gördüm buarada.
Dediğim gibi tayyip yine cahil tayfasının gönlünü okşayacak ucuz laflar etmiş.
Yok döveriz, bağırırız, İsrail hede hödö diye.
Bunları anca biz deriz. Çünkü vatandaş olarak yapacak tep şeyimiz tepki göstermek.!!
Ama iktidar olanların elinde bir güç var. Siyasi güç ve yaptırım gücü.
Eğer bu iktidar bu son olan rezalete rağmen hala yaptırım yapmazsa binlerce kez yazıklar olsun diyorum ve o ölenlerin laneti inşallah üzerlerinde olur diyorum.

Ben hala inatla şunları bekliyorum veya bir tanesini;

İsrail’e NOTA.!!
Meclisten İsrail’i knıama bildirisi.!!
İsrail büyükelçilerini sınır dışı etmek.!!
Ölen Türk vatandaşları ve yaralılarımızı ülkemizde derhal teslim etmesi için İsrail’e 24 saat süre vermek.!!

AKP bunu yapar mı.
Sanmam. Ölen 30 maden işçisi için KADER diyebilen zihniyet iki laf sıkar ve 2 hafta sonra tekrar İsrail’e gidip kucaklaşırlar o katiller ile.!!

Ya birader bir ülkenin onuru, şerefi bu kadar ayaklar altına alınmaz ki.!!

Read Full Post »


Bir 19 Mayıs Daha ve Yine Bir Hüzün Daha

Evet yine şanlı ve onurlu bir 19 Mayıs’a girdik bugün.
Bu günün değeri hiç eksilmese bile maalesef bugünün bu değerlerini ayaklar altına alan bir zihniyet var.
8 yıldır kara bulut gibi çökmüş ve ülkenin tüm değerlerini çiğnemeye devam eden bir zihniyet.

Öyle ki;
PKK’lı teröristler askerimizi öldürür, biz teröristiz der ama serbest kalır.
PKK’lı alçakları öldüren, kahraman askerlerimiz ise terör örgütü üyesi diye hapse atılır.
Evet durum bu noktaya kadar geldi. Durum bu kadar korkunç dereceye kadar dokundu.

Demek şimdi yine bir Kurtuluş Savaş’ı olsa bu mücadeleye girişecek olanlar hapse atılacak, düşman ordularının askerleri ise kahramanca karışılacak demek ki.
Hoş şuanki zihniyete ve onları destekleyenleri görünce inanın yaparlarsa şaşmam.
Ne demişti Ulu Önder ATATÜRK; “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur”
Ee birilerinin damarlarında bu asil kan mevcut değilse ne yaparsın ki. Zira ne yapsalar yeridir zaten böyle kişilerin.
Hoş yapıyorlarda.

Mesela bugün hükümet yalakası gazetelere bakıyorum.
Ya hiç 19 Mayıs’ı görmemişler ya da minicik sutünlarda kaçamak olarak 19 Mayıs demişler.
Durum ne kadar korkunç değil mi. Düşünebiliyor musunuz bu gazeteler Yunan gazetesi ve İngiliz gazetesi değil.
Türkiye Cumhuriyet’i topraklarında çıkan, Türk gazeteleri. Ama gelin görün ki bu şanlı bayramı görmeyecek kadar, kaale almayacak kadar Türklük onurları olmayan, yedikleri kaba pisleyen bir medya olmuşlar.
Büyük ihtimal bunlar utanmasa bu bayramlarda Kurtuluş Savaş’ının yasını, bu bayramların hüznünü yaşıyorlardır.

Evet arkadaşlar. ATAMIZIN bize miras bıraktığı, geçmişi binlerce yıla hatta onbinlerce yıla dayanan koskoca bir Anadolu, Türk milleti ve Türkiye var.
Bu mirasa nasıl ki ATAMIZ ve silah arkadaşları canının son pahasına kadar sahip çıktı ise aynen bizlerde sahip çıkmalıyız.
Gerçi bu dönemde şunları savunmak bile nerede ise suç oldu. Zira PKK’yı översen özgürlükçü, demokrat olursun ama Atatürk’ü, Cumhuriyet’i veya şanlı TÜRK tarihini översen faşist, statükocu, darbeci falan olursun.
Hoş TÜRK gençliğinin umrunda değil bunlar. TÜRK gençliği olarak metaldan korksa idik asla binmezdik bu trene.
Ve trende sonuna kadar mücadele edip, son durağa kadar ilerleyeceğiz korkmadan.

Bir kez daha tüm TÜRK MİLLETİNİN bu şanlı bayramı kutlu ve mutlu olsun.

Read Full Post »


Kitap Okumanın İnsana Kattığı Değer

Başlık olarak Kitap Okumayan Yoz Gençlik mi desem yoksa bunu mu koysam bir türlü karar veremedim.

Neyse bu başlık daha uygun sanki.

Kitap okumayan yoz gençlik maalesef planlı bir stratejinin ürünü olan gençliktir.
60’lıların hatta 70’lilerin gençliğine baktığımızda ve onların şimdi anlatımlarına baktığımızda o zamanki gençlik elinden kitap düşürmezmiş.
Sorgularmış, araştırmış.
Hakkını sonuna kadar korur ve haksızlık karşısında sonuna kadar dururmuş.
Çünkü okuyan insan bilir, bilen insan sorgular, sorgulayan insan ise asla susmaz.

Örnek vermek gerekirse Siyaset Meydanı adlı programı ile meşhur olan ve gönülleri fetheden Evin Ana yani Gönül Çil.
Köyünde kendi halinde yetişen, şehir hayatından uzak tam bir Anadolu kadını.
Uzaktan biri baksa cahile bak, tipe bak diyebileceği bir insan.
Lakin öyle mi.
Görünüş herzaman aldatıcı olabilir. Zira hep derim dış güzellik, görünüş önemli değildir diye.
Önemli olan insanın içidir, iç güzellliğidir.
Neyse Gönül Çil Siyaset Meydanında hep anlatır.
Ben herzaman kitap okurum, araştırırım, sorgularım, güdemi takip ederim der.
Okumak şeydir, insanın ufkunu açar; benim ufkumu açtı der.
Ve o kadın konuşurken onu saatlerde dinleyebilirsiniz.
Belki üniversite mezunu değil, belki duvarı süsleyecek diplomaları yok ama duvarı süsleyen koskocaman bir kitaplığı var.

İnsan düşünüyor şimdi.
Bu saf Anadolu kadını bile sırf kendi imkanı ile böylesi bir duruma gelmiş.
O kadını kimse 2 torba kömür ile kandıramaz, o kadını kimse din ile uyutamaz, o kadını kimse tehtid, şantaj ile alıkoyamaz.
Çünkü bir eli kitabında, diğer eli yüreğinde. Aklı ve vicdanı hür.
Evet kitap okumak insana basit gelebilir ama bu kadar büük sonuçlar ve harika faydalar sağlayacak kadar güzel birşeydir.
Herkes o kadın kadar hatta yarısı kadar kitap okusa idi şimdi Türkiye dünyanın ilim irfan ve sözününgeçtiği tek merkez olurdu.
Teknoloji üreten, fikir üreten bir ülke olurdu.

Yazacak çok şey var aslında.
Ama neye yarar ki.
Gidip teröristleri affeden alçak bir açılım yerine kitap üstüne bir açılım olsa ya.
İşte zaman ne terör kalır, ne nefret kalır ne de cehalet.
Ama işte bu Türkiye üstünde oyun oynayanların işine gelmez.
Onlar giderek cehalet içine sürüklenen halk istiyor.
Gönül Çil gibileri onların gözünde en büyük düşmandır.

Neyse fazla uzatmadan Gönül Çil’in Siyaset Meydanı’nında ki bir iki  konuşmasını eklemek istiyorum.

+

Başta başlıkta ne koysam zorlandım.

Ama şu videolardan sonra en uygun başlığı seçtiğime kanaat getirdim artık.

İşte kitap okumak insana böyle bir değer katar.

Evin Ana gibi bir değer, bir yürek.

Read Full Post »


Vakit’siz Öten Horozun Sonu

 

al sna balyoz

Her haber iftira, yalan, karalama ve hedef gösterme üzerine olan ve bu yüzden akit iken tazminatlardan dolayı kapanan bu kağıt yığını yine rekor bir ceza almış.
Bugün gördüğüm en harika haberdi bu. Hala seviniyorum bu güzel habere.
Zira geçenlerde bu kağıt yığını PKK’lı teröristlerin, Jandarma karakolunu basıp 4 askerimizi şehit ettiği olayı manşetlerinde sanki hiç PKK’nın suçu yokmuş gibi lanse edip herzamanki gibi TSK’ya saldırmışlardı ve sanki o karakolu TSK basmış ağzı ile haberler yapmışlardı.
Ama işte Allah büyük. Allah’ın sopası yok. Sopası olsa azar azar vurur imana getirirdi ama sopası olmadığı için çarptı mı adama böyle çarpar.

Tazminat ile ilgili habere şuradan ulaşabilirsiniz;
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14640997.asp?gid=373

Başlamış yine vakit yazarları ağlamaya.
Başlamışlar yine hak, hukuk edebiyatı yapmaya ve Türkiyede bunun örneği yoktur demeye.
Ve başlamışlar yine AİHM’ye gideceğiz demeye.

Bunlar böyledir işte. Ucu kendilerine gelince feryat figan bağırırlar.
Ergenekonda insanlara iftara atarken herşey güzel, PKK’lılar kahramanca ve AKP’nin tiyatro çadırınca hukuk ayaklar altına alınınca hukuk süper ama o hukuk onları haksız görünce vay anam böyle iş mi olur.

Neyse kıssadan hisse hak yolunu elbet bir şekilde buluyor.
Ee zaten bu hak yolunu bulmasın diye AKP yırtıyor ya kendini Anayasa değiştircem, hukuğu gukuk yapacam diye.
Yakında zamanda bakın görün bu iftiralar serbest olur artık.
Hatta iftira yiyenler tazminat öder.
Zira AKP’nin istediği Türkiye tam olarak böyle.
Şimdi başbakan bağırır, öfke saçar bu karar için.
Yargıya bağırır yine ideolojik ve insafsız karar aldılar diye.
Ama bekle sen.
Vakit’e değen adalet elbet sanada değecek tayyip efendi.!!

Read Full Post »

Older Posts »